Ah Şu Hanımlar!

0
31

Etrafımdaki kadınların çoğu yaşlanmaktan şikayetçi, e haklılarda tabii yaşlanmayı kim ister? Kimse istemez, hele biz hanımlar hiç. Yalnız dikkatimi çeken bir nokta var hadi benim gibi kırkını devirmiş hanımların telaşını bir nevi anlayabiliyorumda, otuzlara ne oluyor acaba? Ah bir anlasam! Neyse oraya sonra geleceğim şimdi kırk ve kırk üstü hanımlardan bahsetmek istiyorum biraz, öncelikle şunu belirteyim; kırk yaş her bayan için alışılması zor bir yaştır, olay beyinde bittiği için kadınlar 39 u biten gecenin sabahında aynanın karşısına geçip, şimdi ben kırk yaşındamıyım bakışı atarlar, bu bakış biraz hüzün, biraz telaş, birazda tamam artık herşey bitti bakışıdır.

Halbuki herşeyin başlangıcıdır o ilk sabah. Hepimizinde bildiği gibi, artık hanımların konusu ah bu kırışıklıklar olur. Filan kişi botox yaptırmış süper görünüyordu yada falan hanım son zamanlarda çok genç görünüyor kesin birşeyler yaptırmıştır vs. Hanımlar, şimdi söyleyeceğim şeyi lütfen iyi düşünün ve gözlemleyin, benim gördüğüm şuki; yüzünüzden kırışıklıkları belki botoxla yada benzeri metodlarla geçici olarak yok edebilirsiniz ama yaşınızı edemiyorsunuz yani kırışıklıklar gitse bile yaşın getirmiş olduğu çizgi karekterlerini hiçbir metodla yok edemiyorsunuz. Yanlışta anlaşılmak istemem ben estetik karşıtı biri değilim, fakat estetiğin gerçekten gerektiği zaman kullanılması taraftarıyım. Yani demek istediğim şu; elli yaşımıza geldiğimiz zaman evlatlarımız zaten yirmibeş hatta otuzuna geliyorsa, bizde o yaşlarda yirmibeş, yada otuzlu yaşlar gibi görünmeyelim zaten , yaşımızın iyisi olarak görünelim.

Yoksa çok kötü bir görüntü oluyor bence, aman derim bunları iyi düşünün siz bakmayın Madonnaya, Madonna o yaptırır! Gerçi bana sorarsanız Madonna’da bile gayet abartı buluyorum, yaşı ile görüntüsünü düşündüğümde ki neyse, siz benim ne demek istediğimi anladınız sanırım öyle değilmi?

Gelelim otuzlu yaşlara, otuzların başlarında olan güzel bayanlar , saçma saçma depresyonlara girip ne olur etrafınızı delirtmeyin olurmu? Daha çok genç ve güzelsiniz, hayatın tadını çıkartın, hala bekarsanız koca bulma işini artık ciddiye alın derim! Biliyorum herzaman sinir olduğunuz şey olan annenizin “filancının oğlu var” sözlerine artık bir kulak verin hiç belli olmaz. Eğer ciddi bir şey arıyorsanız benim size önerim, hayatınızdaki kişiye altı aydan fazla zaman tanımayın, biliyorum yok artık! dediğinizi duyar gibiyim ama inanın bana artık otuzlu yaşlarına gelmiş bir erkek sizinle bir hayat geçirmek isteyip istemediğini üç ay içinde anlar. Onun için altı ay o yüzüğü parmağınıza takmak için oldukça yeterli bir süredir. Bence tabiiki.

Hayatınızın hangi döneminde olursanız olun, hayatınızın renklerini siz belirleyin kendinizle barışık ve kendinizi seven biri olun ve her zaman mutlu kalın..

Sevgilerimle

Sema Urfalıoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here