Almanya’nın Türk Askerleri

0
30

İrfan Söyler / Bizim Avrupa kitabından

Anadolu insanı Almanya’da birkaç yıl çalışıp vatana dönmek için geldi. Fakat bırakın geri dönmeyi, çocukları Almanya vatandaşı oldu ve yaşı geldiğinde de askerlik için Alman ordusunun yolunu tuttu.

Alman Genelkurmayından bir davet alıyorum. Türk kökenli askerlerin yemin töreni var. Karışık duygular içinde Alman garnizonuna giriyorum. Bizi karşılamakla görevlendirilen yüzbaşı ile Maraşlı ve Erzincanlı iki er nizamiyede bekliyor. Sıcak karşılamadan sonra er üniformalı gençler ile koyu bir sohbet eşliğinde kışlayı geziyoruz.

Modern bir kışla. Tank birliği. Askerler sağa sola koşuşturuyor. Akşam düzenlenecek yemin töreni için hararetli bir çalışma yürüyor. Türkiye’de yemin törenleri gündüz yapılıyor, Almanya’da, ziyaret ettiğimiz birlikte ise gece.

Kışlayı gezerken bir yandan da bilgi alıyoruz. Yemin edecekler arasında 2 Türk kökenli asker var. Maraşlı ve Erzincanlı. Almanya doğumlular. Komutanları bizi gençlerle yalnız bırakıyor. Merak ettiklerimi sormaya başlıyorum.

-Rahat mısınız?

-Rahatız abi. Komutanlarımız bize çok iyi davranıyor. Bizim gibi Müslüman olan üç tane de Faslı asker var. Bizim yemeklerimiz özel çıkıyor. Domuz eti bizim yemeklerimize kullanılmıyor.

-Eğitimleriniz nasıl?

-Aslında asker değil memur gibiyiz. Sabah erken kalkıyoruz, kahvaltı sonrası eğitimler devam ediyor.

-Türk olduğunuz için Alman askerlerden dışlanıyor musunuz?

-Yok, aramız gayet iyi. Burada bin Euro maaş da alıyoruz.

Maraşlı ve Erzincanlı Alman erleri ile gezimizi tamamlıyor kantine geliyoruz. Birer kahve alıp oturuyoruz.

Maraşlı erin adı Mustafa. Erzincanlı ise Ali. İkisi de kara yağız delikanlı.

-Aileniz arkadaşlarınız Alman ordusunda askerlik yapmanızı nasıl karşıladılar?

-Ailem bir şey demedi ama arkadaşlarım arasında garipseyenler oldu, dedi Mustafa.

-Alman vatandaşıyız, burada askerlik yapmamızda tuhaf bir durum yok, diye ilave etti.

-Yemin töreniniz ne zaman Ali?

-Abi iki saat sonra başlıyor.

-Karanlıkta yemin edeceksiniz.

-Evet.

Mustafa Alman ordusunda asker olmayı bir memuriyet gibi görüyordu ama Ali ilginç bir savunma mekanizması geliştirmiş. Elbette Almanya’da doğup Alman vatandaşı olan gençlerimiz istedikleri takdirde Alman ordusunda askerlik başta olmak üzere her memuriyette başarı ile görev alabilirler.

-Ali Erzincan’a gidiyor musun?

-Erzincan’ı sevmiyorum. En son 12 yaşında gitmiştim. O da ailemin zoruyla. Köyde hayvan kokularından tiksindim.

-Ama orası senin vatanın. Senin kanın, canın, ruhun oralarda şekillendi. Erzincan da dâhil memleketinde o kadar güzel yerler var ki… Görmüş olsan, havasını ciğerlerine çeksen böyle hissetmezdin.

-Ja, doch ( Haklısın )

-Sizin yemin töreni için hazırlanmanız lazım, kalkacaksınız ama Ali sana son bir sorum olacak. Bu soruyu düşün, yemin töreninde senin gözerine bakacağım ve bana cevabını gözlerinle ver.

-Sor!

-Olmaz, olmasını da istemeyiz ama olduğunu düşünelim. Almanya ile Türkiye’nin bir savaşa girdiğini düşün. Sen de Alman bayrağı altında omuzunda Alman pırpırları ile bir Alman askerisin ve senin eline silah veriyor, Türk askerlerine karşı sürüyorlar. Erzincanlı Türk askerlerine kurşun sıkabilir misin?

Mustafa gülümsüyor. Ali’nin yanakları kızarıyor. Gözleri boşluğa bakıyor. Sanki o hayali yaşamaya başlıyor. Mustafa ayağa kalkıyor. Gitmeleri lazım. Ali zorlanarak doğruluyor. Şoka girmiş gibi. Birkaç adım bende uzaklaşıyorlar.

Ali daha fazla gidemiyor. Geri dönüyor. Gözleri kanlanmış. Titrek sesle konuşuyor.

-Abi sen ne diyorsun? Her ne kadar Alman vatandaşı olsam, Türkiye’ye gitmesem, köyümü sevmemiş olsam da ben ay yıldız için ölürüm…

O gece şaşalı yemin töreninde, Ali ve Mustafa, elleri masalara dizili silahların üzerinde yemin ederlerken ikisinin de gözyaşları hiç durmadı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here