”AMACIMIZ TÜRK MÜZİĞİNİ YAŞAMAK, YAŞATMAK VE GENÇ NESİLLERE AKTARMAK”

Salih KAPLAN – Münih

Almanya gibi bir gurbet elde birinci, ikinci, üçüncü derken dördüncü nesile de ulaştık. Her ne kadar nesiller arasında kopukluklar olmuş olsa da, son yıllarda bir öze dönüşe şahit olmaktayız.

Türkiye’den genç yaşta gelenlerin, hatta Almanya’da doğan son kuşak çocuk ve gençlerin, Türk kültürüne gösterdikleri ilgi elbette memnuniyet verici.

Düşünsenize Almanya’da doğan bir çocuk normal şartlarda Alman kültürüyle yetişiyor. Bu arada Türk kültürünü de beraberinde yaşıyor ve yaşatıyor. Bu gençlerimizin kültürümüzün yabancı ülkelerde yaşatılması ve tanınması için büyük katkılarda bulunuyorlar.

Onlar Türkiyenin birer kültür elçileri ve temsilcileridir. Her biri ayrı ayrı birer değer, birer bayraktır.

Güzel bir pazar günü Almanya’nın Münih Kentinde Türk Sanat Müziğinin icra edildiği bir salona uğradık. Daha doğrusu bir davete icab ettik. İyi ki de davet edilmişiz ve de gitmişiz.

Çalışmaların bir aile ortamında geçtiğine, amatör bir ekip ruhuna sahip fakat profesyonel bir grup olduklarına biz de şahit olduk. Gruba mensup hanımların evde özenle yaptıkları kekleri ve börekleri zevkle yedik, çayları içtik ve de 40 yıl hatırı olan kahveleri yudumladık. Gösterdikleri misafirperverlikten çok memnun kaldık. Hanımlar ellerinize sağlık bunu saymayız bizi yine bekleyin(!).

Bahri Çetintaş Türk Sanat Müzigi Korosu’ydu davetli olduğumuz yer.

Çalışmalarını izlediğimiz grup bize gerçek bir müzik ziyafeti sundu ki tadına doyamadık.

9 yaşındaki bir çocuk, Yahya Bekmezci, keman çalıyor hem de ustalara taş çıkartırcasına. 15 yaşındaki bir başka genç Türk Sanat Müziği icra ediyor yaşıtları sokakta oynarken.

Her yaş grubundan hanım ve beyler grupta yer alıyorlar. Kimisi koroda kimisi de solo şarkılar söyleyerek. Hanımlar alışılmışın dışında Gitar, Ud ve Kanun çalıyorlar. Gerçekten görsel bir şölen.

Bu güzel ağırlamanın hemen akabinde h bir sohbet ortamında söyleşimize başladık.

Peki böyle bir grup kendinden mi oluşuyor. Tabii ki hayır. Bu muhteşem grubun başında sempatik, başarılarına başarı katmış, akademik kariyerini yapmış, grup üyelerinin çok saygı ve sevgi gösterdikleri bir Bahri Çetintaş Hoca var.

Bahri Çetintaş, Samsun Belediye Konservatuarı Türk Sanat Müziği bölümünde eğitimini sürdürürken , 18 yıl önce Almanya’ya gelmiş, ayağının tozu ile hemen müzik çalışmalarına başlamış.

Başarılı çalışmalarıyla adından sıkca söz ettiren Çetintaş, amaçlarının sadece müzik olmadığını, bunun yanısıra usul, nota ve diksiyona da önem verdiklerini ifade etti.

Maksadımız buradaki insanlarımıza sadece müzik öğretmek değil, hem sosyal bir çevrenin oluşması, hem de kötü alışkanlıklar edinilmemesine yardımcı olmaktır. Yeni bir enstrümanı çalabilmenin zevkini tadanların, hem de bir sanat icra etmenin gururunu yaşayanların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Grubumuza

devam eden elemanlarımızın sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bu da bizim hem doğru yolda olduğumuzu göstermekte hem de yaptığımız işin gururunu yaşatmakta“ diyor Bahri hoca.

Türk Sanat Müziğini sevdirmek, koroya elaman kazandırmak elbette kolay bir şey degil gurbet ellerde. Elbette çok zorlukları var. Böyle bir ekip hazırlamak, hem sabır hem de iyi bir bilgi ve tecrübe gerektirir. Olaya bu gözle bakıldığında Bahri hoca ve diğer grup sahiplerini takdir etmek gerekiyor.

Koro elemanları sohbette böyle bir imkanı buldukları için mutlu olduklarını ifade ediyorlar. Sosyal pedagog, yönetici, memur, öğrenci, işçi velhasıl çeşitli meslek gruplarından kursiyer ve koro elemanları var. Herbiri sahneye çıkabilmenin, sanat icra edebilmenin huzuru ve mutluluğunu yaşıyor.

Peki bu kadar emek sadece çalışmakla mı kalıyor? Tabii ki hayır. Almanyanın en büyük ve güzel salonlarında THM veya TSM büyük kalabalıklar önünde icra ediliyor. Sanatçılar hünerlerini, yüreklerinden gelen ezgileri heyecan içerisinde müziğe susamış seyircileri önünde sergiliyorlar. Aldıkları sonu gelmeyen alkışlar sanatçıların en büyük ödülü.

Koroda sadece şarkı söylenmiyor. Hanımların müzik aletlerine olan ilgileri takdir topluyor. Müzik aletlerini o kadar ustalıkla ve zevkle çalıyorlar ki sanki 40 yıllık usta gibiler. Aletleri çalıyorlar dedik ama bu lafın gelişi; bana göre çalmaktan ziyade konuşturuyorlar.

Koroya yoğun bir ilgi var. Koro sürekli kursiyerler alıyor ve enstrüman çalışmaları yapılıyor. Bahri hocanın emekleri boşa cıkmamış ve şu anda grupta ustalaşmış elemanlar var.

Usta elemanlardan Sema URFALIOĞLU (Kanun), Tamer BEKMEZCİ (Kanun), Kübra AYDIN (Ud), Nazlı REINHARDT (Ud), Fulya ÇÖREKCİOĞLU (Ud), Yahya BEKMEZCİ (Keman), Aleyna HANLI (Gitar) çalıyorlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir