Bir kadın bir ağaç olmak.

0

  Sevgili okuyucularım bugün size iki konuyu biri biriyle çok ortak yönü olan kadın ve ağacı işleyeceğim.

  Bir ülkede bir kadın ve bir ağaç olmak.
Kadınsız evi, meyve ağaçsız bahçeye benzetirim.
Kadın candır, arkadaştır, sırdaş yoldaş hanımlığı ile hatundur.
Iyi bir doktor, eczacı, öğretmen ve aşçıdır. Kendi yemez yavrum eşim der yedirir giydirir. Duyguları göz yaşında gizlidir.
Doğurganlığı ve üretkenligi ile Ana dır.
*
Cennet anaların ayağının altında.
Yarın kıyametin kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz. Hz. Muhammed s.a.v.
Yaşı kesen başı keser.
Ana gibi yâr olmaz.
Güzel Ata sözlerimiz var da…!
işin icraatına gelince
sapıda ağaçtan olan baltalar elimizde…!
Bizi doğuran kadına da meyve veren oksijen toplayan ağaca da nankörlük ederiz…!
Oysa’ki ikiside canlı ve üretken biri bitki diğeri insan  tarih boyunca hep üretmişlerdir.
Binyılık çınar’lar, beşyüz yıllık Cevizler,
Elma Armut ve Nar.
Vişne, Kiraz, Kayısı, Erik her biri çicek açmış bu ne güzel bahar..!
Incir, Badem, Hurma ve Zeytin ve soframızdan eksik etmediğimiz zeytin yağının her birinin ayrı ayrı faydası var.
Hele Kayın, Gürgen çamlı orman, bunlar değil mi toprak anayı erezyondan koruyan.?
***
Tabiat’ta ayakta kalmamızı sağlayan, kadın Ana ya ve Ağaca tarih boyunca hep kıyımlar olmuş.
Dövülmüş , kovulmuş saçı kırmızı diye cadı diye yakılmış. Kadın yarıkları diye bildiğimiz 70 metre den kadınlarımız orta çagda çukurlara atılmış.
Oysa ki; tanrı  her kadını tıpkı, ağaclar gibi ayrı ayrı özellik ve güzelikde,  hani erkeğin kalbine yakın omurgadan yaratmıştı. Eşit olsun o bağrına basılsın, korunsun diye.
Hemide kalbe çok yakın bir yerden.
Çağlar boyunca hep avutulduk mu?
Çile çeken kadınlarımız sokak ortasında taşlanıyor, kırbaçlanıyor ve bıcaklanıp bazen en yakını tarafından kurşuna dizliyor.
Tıpkı yakılan ormanlar gibi yakılıyor.
Aşırı lüksümüz için ormanlarımız bir hiç ugrana yok oluyor. Sadece ülkemizde değìl bu katliam, dünyanın hep geri kalmış ülkelerinde görünüyor, duyor ve ülkemizde de Manisa’nın Soma ilçesi Yırca köyünde 6000 bin zeytini Ağacını Kolin adlı firma tarafindan yok edenler acaba hangi vicdan ve mantıkla bu yola baş vurdular anlamış değilim.
Konu din olunca herkes ilahiyatçı kesiliyor ama hadisi bile anlamayan insan sahi nasıl Müslüman ? Kur’an-ı kerimde ayetlerde adı gecen Zeytin ağacı ve meyvesi neden bu kadar değersiz oldu, köylünün ekmeğine el konuldu.?
Rentabl olmayan yatırımlarla hem çevreye zarar veriliyor hemde toprak Ana yetim birakılıyor.Tıpkı bir hiç uğruna eşini, sevgilisini ve yavrusunu sorgusuz sualsiz ya vatan bekçili yaparken kalleşce katledilen ya da maden ocağında önlem alınmadan gruzi patlaması, toprak göçmesi, su basmasında öldüğünu duyan annelerin feryadı gibi…!
**
Bir ülkenin nasıl olduğunu öğrenmek istiyorsanız,  o ülkede kadının yaşamına ve bitki örtüsüne ağaclarına baķın…!
Yüzü gülen, mutlu olan toplumlarda ağacın ve kadının kıymeti daha çok bilinmektedir. Çöl ülkelerinin tek sorunu ağaçsız olması. Onun için topraklarımız çölleşmesin diye mücadele veriyoruz.

Enerjiyi güneş ve rüzgar’dan daha ekonomik elede edebiliriz.
Ama Ormansız bir ülkede, evrende nasıl nefes soluk alacağımızı hiç düşündünüz mü ?
Ağacın bir milli servet olduğunu düşünerek.
Nasıl Anamızı, bacımız ve eşimiz koruyorsak;
Ormanlarımızıda korursak daha mutlu daha huzurlu ve sağlam zeminde torağı kaymayan erezyonsuz bir dünyada mutlu oluruz.
Nasıl kadınsız toplum düşünmek mümkün degilse. Ağaçsız bir ülkede,  ormanları yakılan afrika çölüne benzeriz.
*
Ağaçlar önce birer fidandı o fidanlar büyüdü renga renk çicekler açtı… can her biride bircan Fidan ve fidanlara analara kıymayın efendiler.

bir kadın bir ağaç olmak kolay degil.

Necati Aydın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here