Kilis

Kilis, Akdeniz Bölgesi’nden Güney Doğu Anadolu Bölgesi’ne geçiş alanında yer alır ve Suriye’ye komşu bir sınır kentidir. MÖ 1700 yıllarında Kilis, Hitit Devleti’nin önemli kentlerinden biriydi.

İnsanoğlunun yerleşik hayata geçip, toprağı işleme döneminden, yani Neolitik Çağdan itibaren kesintisiz olarak iskân gören Kilis ve çevresi bu süreçte Babil, Hitit, Hurri-Mitanni, Arami, Asur, Med, Pers, Makedon, Roma, Bizans, Müslüman Arap (Dört Halife Devri, Emevi, Abbasi) Selçuklu, Memluk (Kölemen) ve Osmanlı olmak üzere pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış kadim bir kenttir.

Oylum Höyük

Kilis adının, Yukarı Mezopotamya’da Pellada Cyrrhus denen bir kent ile aynı adı taşıdığı biliniyor. Bugün kent merkezinin bulunduğu bölge, Osmanlı kaynaklarında Kilis Kalesi olarak geçiyordu.

Şeyh Muhammed Bedevi Camisi ve Türbesi

GEZİ ROTALARI

Sahabe Türbeleri

Türkiye’de en fazla sahabe kabrinin bulunduğu illerin başında gelen Kilis, birçok inanç turizmi varlığına sahip. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde de belirtildiği gibi Kilis’te üç bin sahabe kabri yer alıyor. 22 sahabenin makam ya da türbesi ziyarete açık. Kilis, Şarahbil bin Hasane, Bilal-i Habeşi, Şeyh Mansur, Şeyh Muhammed Ensari, Şem’un Nebi, Şeyh Muhammed Bedevi, Şeyh Kırbe, Hazreti Talha, Hazreti Zübeyr ve daha birçok önemli din büyüğünün türbelerine ev sahipliği yapıyor.

Ravanda Kalesi

Polateli ilçesinin Belenözü Köyü’nde yer alan Ravanda Kalesi, oldukça yüksek bir tepenin üzerine konumlanıyor. Zaman içinde tahrip olmuş olsa da yapılan restorasyonlarla kaleye daha rahat çıkış için basamaklar yapılmış, yürüyüş yolları düzenlenmiş, dinlenmek için banklar konulmuş ve bilgi tabelaları da yerleştirilmiş. Kalenin iç kısmının doğu bölümünde, ön tarafında merdivenler olan iki büyük su sarnıcı var. Bu sarnıçlardan gizli bir yolla Afrin Çayı’na inilebildiği düşünülüyor. Kalenin kuzey bölümünde saray olduğu düşünülen bir yapıya ait kalıntılar görülüyor.

Oylum Höyük

Oylum Höyük, Ortadoğu’nun en büyük höyüklerinden biri olmasının yanı sıra Anadolu, Suriye ve Mezopotamya kültürlerinin kesiştiği bir merkez. Höyük, Kilis Ovası’na hakim bir konumda. Höyüğün, doğu-batı ve kuzey-güney yönlerinde uzanan eski ticaret yolları üzerindeki stratejik konumu, höyüğü oldukça önemli bir arkeolojik merkez yapıyor. Oylum Höyük, çevresindeki uydu yerleşme niteliğindeki birçok höyükle birlikte, başta Tunç Çağları (MÖ: 3000-1200/1000) olmak üzere çeşitli dönemler boyunca bölgesel bir merkez durumundaydı. Gerek yüzey araştırmaları gerekse gerçekleştirilen kazılar, höyüğün en azından Geç Kalkolitik Dönem’den (MÖ 3500-3000) itibaren kesintisiz olarak yoğun iskan gördüğünü ortaya koyar. Bakırtaş (Kalkolitik) Çağı’ndan Hellenistik Dönem’e kadar kesim iskan gösteren Oylum Höyük’te yapılan kazılar sonunda bölgenin tarihinin yanı sıra Önasya’nın da tarihi aydınlanır. Kazı çalışmaları 1989 yılından beri devam ediyor.

Mozaikli Bazilika

Oylum Höyük’ün güneybatısında yer alan ve 1999 yılında sadece bir kısmı, 2004 ve 2006 yıllarındaki kazı çalışmalarında ise tamamına yakını açığa çıkartılan, MS altıncı yüzyıla tarihlenen bazilika, Erken Hristiyanlık Dönemi’ne ait. 800 metrekarelik bir alanı kaplayan yapı, mozaik döşemeli bazilika planlı kilise. Kırmızı, kahverengi, beyaz, gri, kavuniçi, siyah renkli taşlarla bitki (yaprak), malta haçı ve çeşitli geometrik (kesişen daire, baklava dilimi, kare ve zikzak) desenlerle kompoze edilen bu döşeme mozaiği, Erken Bizans Sanatı Dönemi’nin özelliklerini yansıtıyor.

Tarihi Sabunhane Müzesi

Geleneksel Kilis mimarisinin en iyi örneklerinden birisi olan Tarihi Sabunhane Binası inşa edildiği 1900’lü yıllarda Kilis’in en büyük zeytinyağı ve sabun imalathanesi olarak bilinmektedir. Sabunhane Binası mevcut haliyle müzenin eserlerinin teşhir ve tanzimi için çalışmalar devam etmektedir.

Akıncı Konağı
Çağlayan Konağı
Neşet Efendi Konağı
Eski Hükümet Konağı (Valilik Binası)

Tarihi Konaklar

Kilis’in mimari dokusu minyatüre benzeyen daracık sokakları süsleyen kabaltıları, tarihe yolculuk etme hissiyatı bulabileceğiniz birçok tarihi konağı bulunuyor. Bunların en önemlileri şunlar: Akıncı Konağı, Çağlayan Konağı (Çatom) Neşet Efendi Konağı, Eski Hükümet Konağı (Valilik Binası) Canbolad Paşa Konağı, Abidin Ağa Konağı, Ahmed Bey Konağı, Süpürgeci Konağı. 

Kurdağa Kasteli
İpşir Paşa Kasteli

Kasteller (Çeşmeler)

Kentte bulunan 16 kastelden (çeşme) bir kısmı özgünlüğünü yitirmiş, bir kısmı da susuz. Bunlardan bazıları taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiş. Yöredeki kastel, sebil ve şadırvanların suyu kent dışında açılan kuyulardan ve kaynak suları çevresinde yapılan kaptaşlardan sağlanıyor. Söz konusu kastellerden öne çıkanları şunlar: Salih Ağa Kasteli, Kuru Kastel, İpşir Paşa Kasteli, Fellah Kasteli, Kurdağa Kasteli, Nemika Kasteli.

Tuğlu Hamamı
Hoca Hamamı
Hasan Bey Hamamı
Eski Hamam

Hamamlar

Kentte bulunan hamamlar Osmanlı mimarisinin bütün inceliklerini yansıtmaktadır. Paşa Hamamı, Eski Hamam, Tuğlu Hamamı, Hoca Hamamı, Hasan Bey Hamamı bunlara örnektir.

Ulu Cami
740 yılında inşa edilen Ulu Cami, Kilis’in en büyük camisi. Çok geniş avlusunun iki kapısı var. Kapıdan girince yedi lüleli bir çeşmesi görülüyor. Caminin suyu, Kilis’in en iyi suyu kabul edilen Kurtağa Suyu’ndan alınmış.

Canpolat Paşa Tekke Cami

Mimari bakımdan Kilis’in en önemli camisidir. Vakfiyesine göre cami, 1553 yılında Kilis Sancak Beyi Canbolat Bey tarafından klasik Osmanlı mimarisinde, merkezi planlı olarak yaptırılmış bir camidir. Caminin mimari bilinmemektedir. 16. Yüzyılın Klasik Osmanlı Mimarisi özellikleri taşıdığı için, görünüm itibariyle Mimar Sinan’a ve onun kalfalarına mal edilmekle birlikte, bu durumu aydınlatacak bir belgeye henüz rastlanmamıştır. Ancak Mimar Sinan’a ait Halep’teki Hüsreviye Cami ile benzerlikler göstermesi bu fikri güçlendirmektedir.

Mevlevihane

1535-1553 yılları arasında yapıldığı anlaşıaln Kilis Mevlevihanesi ülkemiz topraklarında ayakta kalabilen 32 Mevlevihane’den birisidir.

Şehrin merkezini bir tesbihin pırlanta imamesi gibi süsleyen Mevlevihane üzerinde kitabesiyle beraber bize kadar gelen en eski Osmanlı mimari eserlerindendir.

Taş Evler ve Sokaklar

Kilis, dar sokaklara açılan taştan yapılmış evleriyle, cami, tekke ve kilise havra gibi birçok eski dini yapısıyla eski bir Osmanlı şehri görünümünde. Şehirdeki eski taş yapıların en önemli özelliği, özgün bir mimari karakterinin olması. Özenli ve meşakkatli birer emek ürünü olan ve malzeme olarak yerel kireçtaşının kullanıldığı, geçmişin usta ellerinden çıkmış Kilis Evleri, eyvanlı, avlulu, iki kata yayılmış mekânlar dizisiyle bölgenin sıcak ikliminde insanlara içe dönük, kışın sıcak, yazın serin yaşama olanakları sunuyor.

Kaynak: https://gotokatturkiye.com/tr/anasayfa

http://www.kilis.gov.tr/

https://kilis.ktb.gov.tr/

Check Also

MAKİNE İMALAT SEKTÖRÜNÜN KITALAR ARASI BULUŞMASI KASIM’DA BURSA’DA BAŞLIYOR

Makine imalat sektörünün kıtalararası buluşması, Türkiye ekonomisinin lokomotif kenti Bursa’da Kasım ayında başlıyor. Metal İşleme …