Makedonya’daki erken seçim: ‘Kazanan’ yok, ‘kaybeden’ çok

Makedonya’da aylardır devam eden siyasi tıkanıklığın aşılması beklentisiyle yapılan erken genel seçimler, koalisyon hükümetini zorunlu kılacak bir parlamento yapısı ortaya çıkardı.

ÜSKÜP – KAYHAN GÜL/CİHAD ALİU

Makedonya’da, uzun zamandır devam eden iktidar-muhalefet krizini sonlandırması amacıyla yapılan erken genel seçimden ‘kazanan’ çıkmadı.

Resmi olmayan ilk sonuçlara göre, sağ eğilimli İç Makedon Devrimci Örgütü-Makedonya Ulusal Demokratik Birliği (VMRO-DPMNE) öncülüğündeki ittifak oyların yüzde 38,09’unu alarak 51 milletvekili çıkarırken, Makedonya Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM) ittifakı yüzde 36,67 ile 49, Demokratik Bütünleşme Birliği (BDI) yüzde 7,29 ile 10, BESA Hareketi yüzde 4,87 ile 5, Arnavutlar İçin İttifak yüzde 2,95 ile 3, Arnavut Demokratik Partisi (PDSH) ise yüzde 2,61 ile 2 milletvekilliği elde etti.

Bu sonuçlara göre hiçbir siyasi parti ve ittifak, mecliste çoğunluğu elde edemezken, Makedonya’da sandıktan bir kez daha koalisyon hükümeti çıktı.

Buna rağmen, seçimin yapıldığı 11 Aralık gecesi, hem VMRO-DPMNE Genel Başkanı Nikola Gruevski’nin, hem de SDSM Genel Başkanı Zoran Zaev’in “zafer” konuşması yaparak, seçimi kendi partilerinin kazandığını söylemesi, aslında seçim öncesindeki durumun değişmediğini, ‘kazananı’ olmayan bu seçimin ardından da siyasi krizin devam edeceğini gösteriyor.

Resmi olmayan sonuçlara göre seçimin ilk sıradaki kaybedenleri, bir önceki dönemde koalisyon hükümetinin bir parçası olan Arnavut partisi BDI ile Makedon milliyetçisi VMRO-DPMNE. 2014 yılında yapılan erken genel seçimde 61 milletvekilliği elde eden VMRO-DPMNE, bu seçimde 51 sandalye kazanırken, bir önceki seçimde 19 milletvekili bulunan BDI ise son seçimde 10 milletvekili çıkarabildi.

Seçimin bir başka kaybedeni ise bir diğer Arnavut partisi PDSH oldu. Önceki seçimde 7 milletvekilliği elde eden PDSH, bu seçimde sadece 2 milletvekili çıkardı.

Bir önceki dönemde ana muhalefet olan SDSM’nin, 34 milletvekili çıkardığı 2014 genel seçimine kıyasla bu seçimde 15 milletvekilliği daha elde etmiş olmasında hiç şüphesiz ülkedeki Arnavut oylarının etkisi var. Aday listesinde iki Arnavut isme yer veren ve Arnavutça’yı ülke genelinde resmi dil yapma vaadinde bulunan SDSM, tahminlere göre 70 bine yakın Arnavut oyu alarak, listesindeki iki Arnavut adaydan çok daha fazla milletvekili çıkardı. Bir önceki dönemde hükümet ortağı olan Arnavut partileri cezalandırmak isteyen Makedonyalı Arnavutlar, bunu Makedon temelli bir parti olan SDSM üzerinden yaptı.

Yeni umut “BESA”

2014 yılında kurulan ve ilk kez seçime katılan muhafazakar BESA Hareketi ise 5 milletvekilliği kazanarak yeni kurulacak koalisyon hükümeti için önemli bir unsur olabileceğini gösterdi.

Seçim öncesi bazı basın kuruluşları tarafından Türkiye’ye yakın olmakla eleştirilen BESA Hareketinin, Makedonya’da yaşayan Türkler tarafından da desteklendiği ve bu kesimin oylarını da aldığı biliniyor. Arnavut nüfusun olduğu kadar Türk ve Boşnak gibi ülkedeki Müslüman kesimin de “birlik olma” adına yeni bir umut olarak gördüğü BESA Hareketinin, koalisyon görüşmelerindeki tutumu ise merak konusu.

Öte yandan, ülkedeki üç Türk siyasi partisi 11 Aralık genel seçiminde iki milletvekili çıkardı.

VMRO-DPMNE öncülüğündeki ittifak içinde seçime giren Türk Demokratik Partisinin (TDP) adayı Yusuf Hasani ile SDSM öncülüğündeki ittifakın içinde yer alan Türk Hareket Partisi (THP) adayı Enes İbrahim seçilerek meclise girdi. VMRO-DPMNE ittifakı içinde seçime giren Türk Milli Birlik Hareketi (TMBH) ise milletvekilliği elde edemedi.

Koalisyon senaryoları

Seçimi ‘kıl payı’ farkla kazanan eski Başbakan Gruevski’nin Cumhurbaşkanı Gyorge İvanov tarafından bir kez daha hükümeti kurmakla görevlendirilmesi beklenirken, Gruevski’nin koalisyon partneri bulup bulamayacağı ise hala belirsizliğini koruyor.

Bir önceki dönemde, Makedon milliyetçisi ve Hristiyan demokrat VMRO-DPMNE ile koalisyon ortaklığı yapan Arnavut partisi BDI’nin, kaybettiği destek göz önüne alındığında yeniden böyle bir ortaklığa girip girmeyeceği belirsiz. Öte yandan, koalisyon hükümetinin kurulmasında önemli bir etken olması beklenen BESA Hareketinin de savunduğu değerler bakımından, VMRO-DPMNE ile ittifak yapması şimdilik zor görünüyor.

İlk etapta hükümeti kurmakla görevlendirilmesi beklenmeyen SDSM, şansın kendilerine verilmesi durumunda Arnavut partilere yönelecek. Seçim kampanyası boyunca da Arnavut oylarına talip olan ve çeşitli vaatlerde bulunan SDSM’nin farklı Arnavut oluşumlarla koalisyon kurması yüksek ihtimal.

“Seçimlerden aylar öncesi gibi”

Eski diplomat Arsim Zekolli, seçimlerden bir gün sonra ortaya çıkan durumun, seçimlerden aylar öncesi gibi olduğunu belirtirken, seçimle birlikte ülkenin, siyasi tıkanıklığın aşılması yerine bir kez daha siyasi kriz ortamına sürüklenebileceğini savundu.

AA’ya değerlendirmede bulunan Zekolli, iki yıldır devam eden krizin etkili ve gerçek bir şekilde sona erdirilmesinden çok uzakta olduklarını vurgulayarak, “Eski Başbakan Nikola Gruevski, partisini iktidarda tutarak başbakanlık koltuğuna geri döneceği iddiasında. Böyle bir sonuç, her halükarda ülkenin demokratik kapasiteleri bakımından hayalkırıklığı. Özellikle de VMRO-DPMNE ile Gruevski’nin bir dizi suç eyleminde bulunduklarına ilişkin bilgiler SDSM tarafından ifşa edilmişken” ifadelerini kullandı.

Zekolli, 450 binin üzerinde oy alan VMRO-DPMNE’ye verilen büyük desteğe dikkati çekerek, seçim kampanyasında hakim olan milliyetçi propagandanın, vatandaşların tercihlerinde, suç ve yolsuzluk ithamlarından daha belirleyici olmasının da endişe verici bir eğilim olduğunu savundu.

Seçimlere katılımın yüksekliğinde belirleyici nedenler olarak milliyetçilik ve iktidara “müşteri gibi bağımlı” olmayı göstermenin abartılı olabileceğini söyleyen Zekolli, “Önceki seçimlerden kayda değer ölçüde az olsa da VMRO-DPMNE’nin seçmen sayısı, bu partiyi ülkenin en kitlesel, en yekpare siyasi faktörü ve milliyetçiliğin kalesi olarak sağlamlaştırdı. Böyle olunca da ister hükümetin bir parçası, ister muhalefet olsun VMRO-DPMNE görmezden gelinemeyecek bir faktör olmaya devam edecektir” değerlendirmesinde bulundu.

Makedon temelli partinin Arnavut milletvekili

Seçim kampanyalarının belki de en dikkat çekici hamlelerinden biri Makedon temelli bir siyasi parti olan SDSM’nin aday listesinde Arnavut isimlere yer vermesi oldu. SDSM milletvekili seçilerek meclise giren Arnavut kökenli eski gazeteci Muhammed Zekiri, AA muhabirine erken genel seçimin sonuçlarını değerlendirdi.

Makedonya’daki Arnavut kamuoyunun bir kesimince, Makedon temelli bir partide yer alması nedeniyle eleştirilere maruz kaldığını anlatan Zekiri, “Yine de tüm bu yaşananlara değdi. Arnavutlar bu seçimde tarih yazdı. Arnavutlar bilinçlendi. En demokratik şekilde Makedonya’yı kurtararak, oyları ile bu ülkeyi Makedonlaran daha çok sevdiklerini ispat ettiler” ifadesini kullandı.

50 bin ila 70 bin Arnavut seçmenin SDSM’ye oy verdiğini tahmin ettiklerini aktaran Zekiri, “Şayet yerel seçime gidilmiş olmaydı, SDSM Arnavut nüfusun yoğun yaşadığı birçok yerde kazanırdı” ifadelerini kullandı. Zekiri, Makedonya’da özellikle adaletin, güvenliğin ve ekonomik refahın sağlanması gerektiğini kaydederek, “Burada olmamızın asıl amacı, devlet kurumlarını işgal eden bir hükümete son vermek” dedi. SDSM’nin ülkedeki Arnavut toplumun haklarını anayasa ile garanti altına alma vaadine de değinen Zekiri, bunun oy toplamak adına bir hile olmadığına inandığını vurguladı.

Gelinen aşamada sandıktan koalisyon hükümeti ve muhalif SDSM’nin güçlenerek çıktığı gerçeği göz önünde bulundurulacak olursa, ilerleyen dönemde ülkenin yeni bir siyasi krize sürüklenebileceğini, belki de art arda beşinci erken genel seçime gidebileceğini söylemek mümkün. 2017 yılında yapılacak yerel seçimden çıkacak sonuç da muhtemel bir erken genel seçim kararında belirleyici olacak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir