Münih, ”Halep bizim Utancımız” dedi

Adige PANORAMA Münih – Turan KAYA
Suriye’de rejim güçleri tarafından Halep’e  yapılan  ağır bombalı saldırıları  Almanya’nın Münih Şehir merkezinde Geschwister Scholl Meydanı’nda vatandaşlar  ve STK dernek başkanları tarafından  protesto ve kınama yapıldı.
Münih’te  İGMG Güney Bavyera Bölgesi ve  DİTİB Güney Bavyera Eyalet Birliği  tarafından  beraber düzenlemiş oldukları mitingde IGMG  Güney Bavyera Bölge Başkanı Muhammet Tayyip SAYAN  ve  DİTİB Güney Bavyera Eyalet Birliği  Yönetim Kurulu Başkan yardımcısı  Aykan İNAN  anlamlı konuşmalar yaptılar.
M .Tayyip Sayan”Kıymetli kardeşlerim bugün burada sessiz bir protesto gerçekleştirmek için toplandık. Suriye’de insanların yaşadığı acılara dikkat çekmek adına bir araya gelmiş bulunuyoruz. Hepimiz şahit olduk ki, Halep’te insanlık öldü. Henüz hayatta olanlar da ölmeyi bekliyorlar. Hiçbir şey yapmadan olup biteni izleyen bizler, neyi bekliyoruz? Bu eylemsizlik hâli hangi değerlerimizle, hangi insan hakları idealiyle uyuşuyor?
Halep’te yaşananların kelimelerle açıklanır bir yanı yok. Ama kelimelerden öte bir eylem de göremiyoruz. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu “insanlığın bittiği nokta” diyor. Haber kanalları saat başı “kelimelerle ifade edilemeyecek bir vahşetten söz ediyor.
Ama bunlar bizim çaresizliğimizi ifade eden kelimelerden daha fazlası değil. Bunlar bizim utancımızı örtsün diye serdedilen kelimeler. Bu kelimeler ne acil yardım bekleyen zor durumdaki insanlara bir faydası sağlıyor ne de vicdanımızı rahatlatıyor. Halep’teki insanlık dramı karşısında kelimeler kifayetsiz kalıyor. İnsanlar somut yardım ve desteğe muhtaç.
Bu sebeple, Suriye için şunları talep ediyoruz:
·       Bütün çatışmaların derhâl sonlandırılması
·       Barış görüşmelerinin başlaması
·       Zor durumdaki insanlarla uluslararası dayanışma gösterilmesi
·       İnsani yardımların bölgeye engelsiz bir şekilde ulaştırılabilmesi
·       Evsiz kalmış insanlara barınacakları yerler inşa edilmesi
·       Yaralı ve hastalara acil tıbbi yardım iletilmesi
·       Travma tize olmuş insanlara profesyonel psikolojik yardım sağlanması
·       Çocuklar için eğitim görebilecekleri mekânlar oluşturulması
·       Acilen temiz su ve gıda temin edilmesi
·       İnsanların tekrar normal yaşamlarına geri dönebilmesi için, yerle bir edilen ve zarar gören bütün şehirlerin ve kurumların tekrar inşa edilmesi
·       Toplum ve ekonomi için kalıcı ve etkin gelişim yardımları yapılması
Ayrıca Avrupa’dan insani bir mülteci politikası uygulamasını bekliyoruz. Bunun için gerekli olan adımlar şunlardır:
·       Göç edenler için güvenli göç yollarının açılması
·       Zor durumdaki insanların insan onuruna yaraşır şekilde ülkelere alınması ve onlarla ilgilenilmesi
·       İnsanların savaş bölgelerine sınır dışı edilmesine son verilmesi
·       Savaş bölgelerine silah gönderimine son verilmesi
Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve uluslararası bütün güçler bu sorumluluktan hiçbir zaman kurtulamayacaktır. Bu onların görevidir. Ama evrensel insan haklarını hatırlatmak ve bunların uygulanması için çaba sarf etmek fert olarak bizlerin de görevidir.
Halep’te yaşanmış olanlar ve hâlen yaşananlar hepimiz için utanç lekesidir. Halep’te anne babalar çocuklarının ölümüne şahit oluyor. Halep’te çocuklar anne babalarının ölümlerine şahit olmanın acısına katlanmak zorunda kalıyor. Tüm bunların yanında bir de çok ağır koşullarla mücadele etmek durumundalar. İnsanlar yemek olmadan, temiz su olmadan, buz gibi soğukta dışarıda sabahlamak zorundalar. Neredeyse ölenlere gıpta edecek durumdalar.
Peki Suriye’de savaş başladığından bu yana biz ne yaptık? Devletler ne yaptılar? Nasihatler verdiler, tartışmalar, görüşmeler, müzakereler yaptılar; ama o zor durumdaki insanların selameti için değil, tam aksi için. Ne yaptıklarını kısaca özetleyelim:
Afrika ülkeleri ile anlaşmalar yapmak için çok büyük paralar ve mesai harcadılar. Bu Afrika ülkelerinden insanların iltica etmesini engellemek için, Avrupa ülkeleri tarafından bu fakir ülkelere “gelişim yardımı” adı altında sınır koruma teknolojileri ve eğitimi sağlandı. Bu utanç verici uygulamaya dahil olmak istemeyen ülkeler finansal yaptırımlarla baskı altına alındı.
Avrupa Birliği, göç hareketleri başladı başlayalı sınır koruma ajansını sistematik olarak genişletip güçlendiriyor. İnsanlar Akdeniz üzerinden Avrupa’ya gelemesin diye daha fazla para ve personel gücüyle destekleniyor. İnsan onuruna yakışmayan bu politikanın sonucu ise şu: Birleşmiş Milletler verilerine göre ocak ayından bu yana en az 4 bin mülteci Akdeniz’de botlarının batması sonucu hayatını kaybetti.
Peki Avrupa Birliği ülkeleri bu göç hareketleri başladı başlayalı neler yaptılar?
·       Kendi ülkelerindeki mevcut iltica yasalarını sertleştirdiler
·       İnsanların sınır dışı edilmesini kolaylaştırdılar
·       Güvenli kabul edilen ülkeler listesini genişlettiler
·       Sınır kontrolü uygulaması başlattılar
·       Sınır geçişlerini duvarlar ve dikenli tellerle çevirdiler
Peki Halep için ne yaptılar? Hiçbir şey yapmadılar. Halep için sadece bazı çağrılarda bulundular.
Uygulanan bu politika tam bir utanç vesilesidir. Bizim hissettiğimiz de budur. Kendimiz adına, devletler adına utanıyoruz. Halep’teki savaş ne kadar vahşi ve acımasızsa, elimiz kolumuz bağlı bir şekilde olan biteni seyredişimiz de o kadar vahşi ve acımasız.
Evrensel insan haklarımızı geri istiyoruz. Tüm insanlar aynı insanlık değerine ve insanlık haklarına sahip olarak özgür doğmuşlardır. İnsan Hakları Evrensel Bildirisi bu cümleyle başlar. Bu cümlenin uygulanması ve hayata geçirilmesi hem bizim için hem de siyasiler için bir samimiyet testidir.
Halep yangın yerine dönmüş durumda. Myanmar’da, Afganistan’da ve dünyanın birçok farklı bölgesinde insanlık bir sınav veriyor. Milyonlarca insan savaşlar, yoksulluk ve açlık sebebiyle yurtlarını terk etmiş durumda. Kaçamayanlar ise ölümü bekliyorlar. Bizler, hükûmetlerimiz ve temsilcilerimiz bir şeyler yapmak zorundayız dedi

Program sonunda İGMG Münih eyalet birliğinde görevli   Abdulvasi Seydaoğlu hoca tarafından hem Halep’te  hemde Türkiye’de yaşanan terör olaylarında  şehit olan güvenlik  güçlerine bol bol dualar yapıldı .
 
 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir