Skolyoz Hakkında Her Ebeveynin Bilmesi Gereken 5 Gerçek

Skolyoz, omurganın yana doğru kıvrılmasına neden olan bir durumdur. Her yaştan insan buna sahip olabilirken, en yaygın türü 10 yaş civarında başlar.

Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl kabaca 3 milyon yeni vaka teşhis ediliyor ve bunların çoğu “idiopatik skolyoz” olarak tanımlanıyor. 10 ila 12 yaş arasındaki çocuklarda görülen bir skolyoz türü.

Çocuklarının skolyoz olduğunu duyduklarında, birçok ebeveyn bu teşhisin çocuklarının sağlığını ve geleceğini nasıl etkileyeceği konusunda endişelenirler.

Skolyoz daha da kötüleşecek mi? Çocuğumun gelecekte destek veya ameliyata ihtiyacı olacak mı? Çocuğum bu prosedürden dolayı felç kalabilir mi? gibi soruların cevaplarını ararlar.

Anne ve babaların bu duruma yanıtları normal bir durumdur. Skolyozun arkasındaki bilimsel çalışmaları ve tedavileri hakkında daha fazla bilgi edinmek, ailelerin çocuklarının teşhisi konusunda daha az endişelenmelerine yardımcı olabilir.

Daha fazla bilgi mi arıyorsunuz? Skolyoz hakkında her ebeveynin bilmesi gereken 5 gerçek:

1: Skolyoz Acil Bir Tanı Değildir

Öncelikle, panik yapmayın! Sanılanın aksine, skolyozda herhangi bir tehlike yoktur. Teşhis konduğunda çoğu çocuğun hastaneye kaldırılmasına, spor takımlarından çıkarılmasına veya günlük programlarının değiştirilmesine gerek yoktur.

Aslında, en büyük risk, yıllar içinde eğriliğin önemli bir ölçüde ilerlemesidir. Ebeveynler çocuklarının prognozunu her zaman doktorlarıyla ayrıntılı olarak tartışmalıdırlar, ancak skolyoz hastalarının büyük çoğunluğunun normal hayatlarını yaşamaya devam edebileceklerini unutmamak önemlidir.

2: Çocuk Ne Kadar Küçükse, Skolyozun İlerlemesi Daha Muhtemeldir

Skolyozlu çocukların çoğu 10 ila 15 yaşları arasında teşhis edilir. Çocuklukta veya erken yaşta skolyoz belirtileri göstermek çok daha az yaygındır. Erken başlangıçlı skolyoz olarak adlandırılan bu hastalar genellikle farklı risk faktörleri ile karşı karşıya kalırlar.

Birincisi, erken başlangıçlı skolyoza bazen göğüs duvarı deformiteleri, spina bifida veya serebral palsi gibi diğer durumlar eşlik eder. Omurganın eğriliği, küçük çocuklar büyüdükçe ilerlemeye devam edebilir, bu da preys ve ameliyat kullanımını daha olası hale getirir.

Bununla birlikte, küçük yaşta skolyoz teşhisi konan çocuklar, tıbbi müdahale olmaksızın normal şekilde gelişebilir. Bir uzmanla çalışarak, ebeveynler çocuklarının hangi tedavilere ihtiyaç duyabileceğini ve karşılaştıkları olası komplikasyonları daha iyi anlayacaklar.

3: Skolyoz Genellikle Kalıtsaldır

Skolyoz, genetik yoluyla çocuklara geçme eğilimindedir. Ebeveynler, çocukken skolyozları olmasa bile, büyükanne ve büyükbaba gibi diğer aile üyelerinde meydana gelmiş olabilir.

Belgelenmiş bir skolyoz öyküsü olsun ya da olmasın, skolyozu olan bir çocuk kimsenin hatası değildir. Evet, düzenli egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek, bir çocuğun genel sağlığı için çok önemlidir. Ancak skolyozun kendisi önlenemez, yani ebeveynlerin çocuklarının teşhisinin sonucunu değiştirmesi mümkün değildir.

4: Çoğu Skolyoz Hastasının Cerrahiye İhtiyacı Yoktur

“Skolyoz” kelimesini duyduktan sonra, bazı ebeveynler çocuklarının hemen ameliyata girmesi gerektiğini ve ardından uzunca bir zaman hareketsiz kalacağını düşünebilir. Neyse ki, bu önyargılı tedavi fikri yanlıştır.

Aslında, skolyozlu çocukların sadece yaklaşık yüzde 10’unun ileride omurga ameliyatı olması gerekecek. Skolyoz hastalarının yalnızca yüzde 30’u, bir çocuğun omurgasını büyüdükçe desteklemek ve düzeltmek için kullanılan bir gövde korsesi takmak zorunda kalacak.

Ameliyat, herhangi bir ebeveyn için ciddi bir karar olsa da, özellikle çocuk küçük yaşta ameliyat olursa, skolyoz ameliyatının sonuçları olumludur.

Ebeveynler, doktorlarıyla yapılan görüşmeler sayesinde ameliyatların taşıdığı risklerin yanı sıra iyileşme sürecinin çocukları için nasıl olacağını daha iyi anlayacaklar.

5: Tedavinin Başarı Oranları Yüksektir

Daha önce belirtildiği gibi, korse ve cerrahi sadece ağır vakalarda gereklidir. Çoğu eğri 25 dereceden daha az ölçülür ve izlenmesi gerekir. 25 ila 40 derece arasında değişen eğriye sahip ergenlerin sırt korsesi takması gerekebilir. Neyse ki, sırt korsesi tasarımları yıllar içinde önemli ölçüde gelişti ve çoğu durumda çocuğun korseyi yalnızca geceleri takması gerekecek.

Ameliyatın gerekli olduğu ender durumlarda, ameliyatı ne kadar erken yaptırırsanız o kadar iyidir. Cerrahi, eğriliğin ilerlemesini durdurmak için kemikleri birbirine kaynaştırmayı içerir.

Ameliyattan sonra ergenlerin normal rutinlerine dönmeden önce bir ila iki aylık iyileşme sürecine ihtiyaçları olacaktır. İyi haber şu ki, bu kısa dönem bir ömür boyu fayda sağlayabilir. Skolyoz ameliyatı geçiren hemen hemen tüm ergenler sağlıklı, mutlu ve tamamen normal bir yaşam sürmeye devam eder.

Sonuç

Çocuklarının geleceği konusunda endişelenen ebeveynler için şunu hatırlamak önemlidir: Bazı ünlü aktörler, dansçılar, modeller ve hatta olimpiyat sporcularınının bile skolyozları olduğu bilinmektedir.

Skolyoz, ciddiyetine bağlı olarak izleme ve olası yaşam ayarlamaları gerektirse de, olumlu sonuçları olan yönetilebilir bir durumdur.

Bir gövde ateli olsa bile, çocukların sporda rekabet ettiği, arkadaşlarıyla oynadığı ve eğlenceli, kaygısız bir çocukluk geçirdiği bilinmektedir.

Check Also

Tarım’ın Kalbi 24. Kez Ankara Gölbaşı’nda Attı

Tarım Sektörü 16-19 Eylül’de AGROTEC 2021 24. Uluslararası Tarım Fuarı’nda buluştu. Tarım fuarına ev sahipliği …