Teknoloji ve insan

2
22

Türk milleti son bir kaç yıl içinde gözle görülür ekonomik sosyal-psikolojik değişikliğin içinde mücadele veriyor. Ne kadar teknolojik olarak dışa bağımlı olsak da en yeni en modern teknolojinin sunduğu imkanlara sahip olmak dünya insanını mutlu ettiği gibi mutsuzluğu da beraberinde getirip olumlu ve olumsuz faydalı yönleri ortaya çıkmaktadır.
***
İnsanoğlu yaradılıştan beri iletişim içindedir. Ne kadar ayrı ayrı dil, din, ırk kültür yaşam tarzına sahip olsak da. İnsan olarak ortak yönümüz güven, sevgi, hoşgörü ahlak inanç özgürce düşünüp yaşamak hepimizin su ekmek gibi ihtiyacı ve hakkıdır.
***
İhtiyaçlar şiddeti giderildikçe hırsı ve ivmesi değişir. Önemli olan ihtiyaçların pramidini çıkarken basamakları tek tek basarak çıkıp çeşitli zorluklarla mücadele etmenin karşılığında bir emek gücü vardır. Bazı insanlar emek vermeden zengin olmayı veya belli makam ve mevkiye birilerini ezerek gelmeyi çok iyi başarır. Buna başarı denmez sadece kısa sürede kendini aldatarak mutlu olması geçici de olsa kendi egosunu tatmin etmesidir. Paylaşmayı kaynaşmayı bilmeyen insanlar gösteriş virusunu çevreye yayar. toplumda ki özenti duygusu kişleri bunalıma iter ve çatışma ortamı başlar. Kıskançlık ve bencillik artık hat safaya gelmiştir. Hoşgörü saygı ve sevgi yavaş yavaş yok olmaya başlar. Önyarı artık güçünü gösterir. Huzursuzluk artık  kapıdadır.
Güvensizlik kendi kendini kemirmeye başlar. Suçlu aranır oysaki suçlu olan ortada bireysel yalnızlık kopukluk ve iletişim eksikliğidir.
***
Hepimiz 21. Yüz yıla çok şanslı girdik. 50 yıl bir geriye gidelim. Mektup, telefon, telgraf, kartpostal insanları iletişim aracı olarak mutlu ederdi.
Dört gözle postacıdan mektup beklerdik. Heyecanla zarfı açar mektubu okur ve birde mektup kağıdını özlem gidermek için koklardık…!
***
Refahın verdiği huzursuz bir dünya da yaşıyoruz. Elimize de akıllı telefon birde görüntülü, dünyanın neresinde olursan ol canlı sohbet imkanımız var. Her şey artık avucumuzun içinde kağıt kalemden uzak yaşıyoruz da ne hikmetse bir alo demeye, nasılsın diye sormaya pek vaktimiz yok.! Oysa’ki WhatsApp, MSN gibi imkanlardan rahatça sohbet etme fırsatımız var. Hepimizin elinde pahalı akıllı telefonlar. Yolda yürürken, hatta çeķinmeden araba ve bisiklet sürerken bile gözümüzü ondan ayırmıyoruz. Misafirlikte bile wlan soruyoruz. Yemek masasında herkesin çatal bıçağının yanında birde akıllı telefonu. Yemek sohbetlerimiz yavan, çorbanın da tadı kalmadı acı olan “Gülmeyi unuttuk.”
***
Güzel gelişen teknolojiyi dozunu kaçırmadan sınırlasak biraz da Ailemize ve komşumuza dostlarımıza da vakit ayırıp en azından onların halini hatırını sorsak. Belki yaşam daha güzel olacak.
****
Güven, sevgi, saygı, hoşgörü, inanç, sabır ve özgürlük bunlar parayla satın alınmaz ve satılmaz. Ya insanın içinde vardır ya da emek verir öğreniriz.
Geri gelmeyen zamanın değerini bilin sevgiyle

Hoşça ve dostça kalın.

Necati Aydın

2 YORUMLAR

  1. Gonun huzurla gecsin Necati bey. Kaleminize yuregimde saglik oylesine guzel anlatmmisiniz ki hayatin icindeki gunlugumuzu .Aslinda teknolojoyi iyi anlamda kullanilirsa hayatimiza kolayliklar giriyorda malesef alt yapi misali … nerde nasil kullanacagimizi bilmek gerek … Gulmek ruhun ilacidir Dilerim insanlar gulsun guldursun.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here