Yabancı Dil’in önemi

0

                      Yabancı Dil’in önemi

Türkiye 1961 yıllarından itibaren yurt dışına çalışmak için işçi göndermeye başladı. O günün koşulları çok farklıydı.
İş ve işçi bulma kurumlarına kayıt olanların hayalindeki tek şey Avrupa’ya gitmek beş on kuruş para biriktirip tekrar Türkiye’ye dönüp daha iyi koşullarda yaşam sürdürmekti..! Maalesef evdeki hesap çarşıyı tutmadı.
*
Yurt dışına gitmek için kimileri ahırındaki atını, öküzünü, kimleri tarlasını tapanını sattı  ve sıra bekledi, yurt dışında çalışmak için iş ve işçi bulmadan gelen haberi heyecanla bekleyenlerin üç altı ay gibi bir süre sonra olumlu veya olumsuz başvurularına cevaplar geldi. Ailelerde sevinçli ve  hüzünlü ayrılıklar başladı. Göç ayrılığı.!
— Sağlık kontrolünden geçen hatta okuma yazma bilmeyen iri yarı kalıplı sağlıklı işçiler avrupaya ilk etapta Almanya ve diğer ülkelere işçi olarak ellerine tutuşturulan önemli beş ana başlıklar altında toplanmış  bir SAYFALIK kurallar ve önerilerle yabancı dil öğretilmeden çalışmaya gönderildi.
*
Bu beş altın öğütü düşünenler yazanlar. En büyük eksikliği almanca okuyun yabancı Dil öğrenin dememeleri çok dikkat çekiciydi…! Oysaki bir lisan bir insan demekti.
*
Altın öğütlerin önerilerin hepsi ahlaki değerler konular güzel sözler ve uygulanması gereken kişisel davranışlar olmasına rağmen herkesten uygulaması beklenilmezdi. Aynen öyle oldu çok öneriler unutuldu önemini yitirdi.
*
Ailesini evini unutanlar oldu genç gelinlerden boşananlar yetim gibi büyüyen gözü yaşlı çocukluğu geçenler dramatik  ayrılıklar ya da kuma kabul eden kadınların sayısı belli değildi. Almanya acı vatan yüzüme hiç gülmeyi türküler yakıldı söylendi.
*
Bazıları hiç mi hiç sağlığın koruyamadılar ağır işlerde kaba kuvvetle çalıştılar, para kazandılar kimileri zengin oldu ama sağlık gitti…! Ford dolmuşla izine gidenlerin bazıları trafik kazası yapıp ya canından ya da sağlığından oldular.
Almanyada işletmeler moderin teknolojiyle donatılmaya başladığında. Akord çalışan, yorulup bitkin düşen işçiye patronu Hans derki;
—  Akordu dolduramıyorsun işten atarım diye tehdit edince.
Ali derki;  Hans ben hergün kuru yağlı ekmek yiyorum, ancak bukadar çalışıyorum ama senin makinan elektrik yiyor hiç yorulmuyor…!
*
Onurlu olup zekayı iyi kullanmak ve tüm önerileri yerine getirmek için iyi bir dil bilmek gerekiyordu. Dil bilmek çok önemli, Dil insan hayatının en önemli anahtarıdır. Duyguları düşünceleri daha iyi kendini ifade etmenin anahtarı dildir, iyi konuşup yazmak ise bir yetenektir. Başka dünyayı tanımak yeni lisan bilmekle olur.
*
Yabancı bir ülkede Doktora gidip ağlayarak dert anlatılmaz…! iyi lisan bilerek yine kendimizi iyi ifade ederek her konuda kendi derdinize dermanı buluruz.
*
Birinci kuşak çok acı çekti. Dil bilmemenin acısı. para kazanıldıkça dil öğrenme unutuldu. Ev’den işe iş’ten eve barakalarda ya da “Heim’lar da” fabrikaların lojmanlarında kalanlar bir tercümanla derdini anlatmanın ve  toplumda modern köle gibi yaşamanın getirdiği artı ve eksileri vardı. Bu kısıtlı koşullarda almanca öğrenilemezdi. Diğer ülkelerden gelen göçmen işçilere 6 ay yabancı dil öğreten Alman devleti bu uygulamayı Türk işçilerene çok görmüştü. Döviz makinasının değerini bilmeyen Türk devletide hiç oralı olmayıp işçilerin dil sorununu kadere bırakmıştı.
*
Hasret özlemle korku ve kaygıyla iş gücünü satan birinci kuşak Almancı ve 1970′ li yıllarında gelen ikinci kuşak. 1980′ lerde aile birleştirme göçü derken 3 milyona yakın Türkler ev ve iş sahibi oldu Almanya’ya yerleşti. Torunları ile almanca konuşan yeni kuşaklar ortaya çıktı.
*
Fakirlik yoksulluk kötü bir şeydi. Bunu Dil bilmemenin yüzünden ezilerek ağır faturalar ödeyerek yanlışın nereden kaynaklandığını bilen gurbetçilerin bazıları çocuklarını okuttu. Artık Almancı değil yabancı değil tekniksyen, mühendis, mimar, doktor, avukat, bankacı, sigortacı, sanatçı yazar çizer işveren olan iki üç lisan bilen nesil yetiştirildi.
*
Toplumsallaşmanın ve kaynaşmanın dünya’ya açılmanın  tek yolu yabancı dil bilmekle olur. Çağdaş işletmeci olmanın yolu; Fuarlarda uluslar arası ticari ve ekonomik ilişkiler araştırıp inceleyerek iyi ve kötüyü analiz ederek, yeni ürünler pazarlar bulur ayakta kalmayı sağlıyorsak yine en iyi yol iletişimle oluyor.
*
Güzel iyi ahlaklı olmak unutulsa da dil unutulmaz. İyi dil bilmenin faydaları saymakla tükenmez. Kimlik ve kişilik beceri ve yetenek sanat edebiyat yine dil ile ifade ediliyor.
*
Yeni bir yabancı Dil öğrenmenin faydaları saymakla bitmez, yeni bir kültür,  yeni bir toplumu tanıma insana daha geniş çaplı düşünme  fırsatı veriyor. En güzel şeyde duygu ve düşüncelerimizi elle ayakla değil de dil ile konuşarak ifade edebilmektir.

Hayvanlar koklaşarak insanlar konuşarak anlaşır. Yeni lisan yeni bir insan demektir.

Saygı ve sevgilerimle
Necati Aydın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here