Siirt çok zengin bir mutfak kültürüne sahiptir. Yemekleri ayrı bir özellik ve lezzete sahiptir. Siirt’te et ağırlıklı olmak üzere sebze ve bakliyat ile çok çeşnili yemekler damak tadınıza değişik lezzetler tattıracak türdendir.

Büryan Kebap (Perive)
Kızgın kuyularda pişirilen “Büryan” genelde yazın yenilen bir et yemeğidir. Kemiklerinden ayrılan et parçaları daha evvel kızdırılmış yeraltı kuyularına çengellerle sarkıtılır ve kuyu ağzı kapatılır. Kuyu tabanına büyükçe bir kazan yerleştirilir. Etin fazla yağı bu kazanda birikir. İki saat bekletilir. Kuyudan alınan pişmiş etler, askılarda satışa sunulur. Servis esnasında kızgın vaziyette hazır bekletilen etler, tekrar konularak sıcak servis yapılır.

Siirt Köftesi (Kitel)
Mahalli tabirle “Kitel” diye adlandırılan Siirt Köftesi ince bulgurdan yapılır. Su ile yoğrularak hamur haline getirilen bulgurun içine yağlı et ile pirinç, maydanoz, soğan ve bir miktar baharat konduktan sonra kapatılır. Bundan sonra yapılan iri köfteler kaynar suda haşlanarak pişirilir. Bu ağır köftenin yanında genellikle garnitür olarak ekşi sebzeli çorbalar veya bamya bulunur. “Pırtike” denilen ıspanak çorbası bunların başında gelir. “Nube” denilen çok acılı ottan yapılan çorba da bulunabilir.

Sarımsaklı Köfte (Kitelfum)
Serin mevsimlerde Pazar sabahları yenen sade bir köftedir. İnce bulgurla yapılır. Bulgur hamur haline getirilerek elle geniş ve ince bir daire şekli verilir. Kaynar suda haşlanarak pişirildikten sonra yağlı kavurmanın sıcak suda eritilmesi ve bir miktar ince sarımsam ilavesiyle elde edilen bir nevi sosa batırılarak yenilir.

Pervari Balı
Pervari balı kalitesinin en önemli göstergelerinden biride yüzlerce çiçek ve bitkinin meydana getirdiği flora çeşitliliği ile ortaya çıkmaktadır. Ülkemizin şirin illerinden biri olan Siirt Pervari ilçesinin dağlık kesimlerinde üretilmekte olan bal Türkiye’nin en değerli karakovan balları arasında yer almaktadır. Binlerce arının, tabiri yerinde ise 1001 çeşit çiçeği dolaşan arılar peteklere boşalmasıyla meydana gelen bu eşsiz, lezzetli ve şifa kaynağını balı herkese özellikle kalp, karaciğer, bağırsak, mide, tansiyon, kan dolaşımı ve damar hastalıklarına şiddetle tavsiye edilmektedir.

Pervari balını diğer ballardan ayıran diğer bir önemli özelliği ise, geleneksel usullerle uygun olarak karakovan ve örme sepetlerde imal edilmesidir. Siirt Karakovan Pervari Balı’nın diğer birçok yöremizde üretilen sarı renkli bala göre daha beyazımsıdır.
Pervari Balının, kalp, karaciğer, bağırsak, mide, tansiyon, kan dolaşımı ve damar hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir. Sigara içenlerin yemek borusunu temizlemek için de tercih ettiği balın, afrodizyak etkisi de vardır. Bu özellikleri sebebiyle Pervari Balı ülkemizde şifa kaynağı olarak görülen ve aranan birkaç baldan birisidir. Lezzeti, şifası ve kalitesiyle aranan bir bal olan Pervari Balı Osmanlı saraylarında da tüketilen bir bal olarak bilinmektedir.

Perde Pilavı
Fes şeklinde bakır tencerelerde pişirilen “Perde Pilavı” Siirt’in en meşhur misafir yemeğidir. Yumurta, süt ve yağ ile yoğurularak hazırlanan hamur, özel tencereye yufka şeklinde sıvanır. Bu hamur üzerine badem içi ile şekiller verilir. Önceden kızartılan keklik veya tavuk eti et suyu ile hafifçe pişen pirinçle beraber çeşitli baharat, badem içi, çam fıstığı ile birlikte hamurla sıvalı tencereye yerleştirilir. Tencerenin ağız tarafı da hamurla sıvanarak kapağı örtülür. Önceleri kor ateş üzerinde döndürülerek pişirilen Perde Pilavı, şimdi fırınlarda pişirilmektedir. Pişen pilav, genişçe bir tepsi içine, tencerenin ters yüz edilmesiyle külay şeklinde boşaltılır. Sıvanmış hamur, börek gibi kızarmıştır. Bu kabuk yarılarak servis yapılır.

Pekmez Tatlısı (Rayoşu Meketip)
2 kg una 2 yumurta kırılır. Bir çay bardağı zeytinyağı ve bir çay bardağı yoğurtla hamur iyice yoğrulur. Yufka yapılır. Yufka içine dövülmüş ceviz serilir. Yufka katlanır. Mektup zarfı şeklinde kesilir. Adı da buradan gelir. Kızdırılmış zeytinyağı içine atılır. Kızartılır. Pekmez veya şekerli suya batırılır. Tatlı servise hazır hale getirilir.

Siirt Fıstığı
Asya, Avrupa ve Afrika olmak üzere 20 ülkeye ihraç edilen Siirt fıstığı, iri taneleri ve yüksek çıtlak oranı nedeniyle önemli bir popülariteye sahiptir. Tüm aromasını Siirt yöresi ve çevresindeki topraktan, havadan ve sudan alan coğrafi işaretli Siirt fıstığı hem lezzetiyle hem boyutuyla fark yaratmaktadır. Yetiştiği coğrafyadaki düşük nem oranı ve özel toprak yapısı sayesinde bölgedeki en kaliteli fıstık olan Siirt fıstığı, lezzetinin yanı sıra tanelerinin büyüklüğü ve ağzının açıklığı ile ön plana çıkmaktadır.
Siirt fıstığının yetiştirilmesi zor ve zahmetli olduğu için oldukça değerlidir. Siirt fıstığın içerisindeki yağ ve protein insan vücudunun gerek duyduğu miktarda olduğu için 1 kg fıstık bile mideyi rahatsız etmeden kolayca tüketilebilir. Lezzetli olmasının sırrı yöresinin ikliminden de kaynaklanmaktadır. Nem miktarının az olması fıstıklar için ideal bir ortam oluşturmaktadır.

Günlük yaşamda insanların en sık tükettikleri atıştırmalığın kavrulmuş tuzlu fıstık olduğu söylenebilir. Kavrulmuş tuzlu fıstık, arkadaş ortamlarında, sosyal hayatta, çay sohbetlerinde kaliteli bir ikramlık olarak ön plana çıkmaktadır.
E, B ve C vitaminleri açısından oldukça zengin olan bu nefis fıstık kan şekerinin yükselmesini önlediği de biliniyor. Kandaki kolesterol seviyesini düşüren ve vücuda enerji vererek bedeni ve zihni kuvvetlendiren bu mucizevi lezzeti çocuklarınızla birlikte güvenle tüketebilir, Tatlılarınıza, keklerinize ve kurabiyelerinize de lezzet katabilirsiniz.

Tayfi Üzümü
Vadi boyunca yetişen üzümün, aranılan ve sevilen bir ürün olduğunu, genellikle sulu ve nem oranı yüksek arazilerde yetişen üzümün, uzunca tanelidir. “Mayhoş” tadı, iri uzunca taneleri ve bol sulu olması nedeniyle Siirt’in vazgeçilmez ürünlerinden birisi. Tayfi üzümü, dolgun görünüm ve enfes tadıyla meşhurdur. Bu üzüm Taif’ten Siirt’e göçle getirildiği için Taifi (Tayfi) adını almıştır.

Zivzik Narı
Köylülerin geçim kaynağı olan, tamamen organik tarım metotlarında yetiştirilen zivzik narı ince kabuğu, kendine has tadı ve aroması ile büyük talep görmektedir. İsmini aldığı Zivzik köyü olarak bilinen (dişli nar) köyünde ve çevresindeki köylerde 2000 ton zivzik narı rekoltesi bulunmaktadır.
Ayrıca, sonbaharda toplanıp Kış ayları için depolanan Zivzik Narı, kışın depolardan çıkarıldığı zaman kabukları sertleşmiş olur. Ancak içteki tanelerin özü ekşi olan bu meyve olgunlaşarak tatlanır.

Bilim adamları, özellikle de enfeksiyon hastalıkları açısından risk altında olduğumuz bu kış aylarında bol bol nar tüketmeyi öneriyorlar.
Cennet meyvesi olarak anılan nar, sağlık açısından kış aylarında bol bol tüketilmesi gereken bir meyve olup, yaz aylarında da serin meyve suyu ya da ferahlatıcı bir kokteyl olarak karşımıza çıkar.
İnsan sağlığına olan faydalarını saymakla bitirmek mümkün değil. Onun sadece meyvesi değil, çiçeği, çekirdekleri, suyu ve kabukları da çeşitli karışımlar halinde tıbbi olarak kullanılır.
Adigepanorama.com – Dünyaya Açılan Pencere